Prof. Dr. Yusuf KALKO - 2353839184849889

BİR ÇAY İÇELİM SİZİNLE, SOHBETİ BOL OLSUN...

“Bir çay içelim seninle, çaylar benden manzara senden olsun.” diyor Orhan Kemal…

Demliklerin sultanı çayın, hayatımda o kadar büyük bir yeri var ki dostlar. Hangimizin yok ki?
Çocukluğumdan kalma bir alışkanlık, aynı zamanda benim ilk mesleğim çaycılık. Babamın çay ocağı işlettiğinden bahsetmiştim size. Henüz daha çocukken onun yanında başladı çayla dostluğumuz. Çocukken binlerce çay dağıtmışımdır ağabeylere, ablalara. Biraz büyüyünce çay demlemeyi de öğretti babam. Elim kuvvetlenip demliği düşürmeden dökebilecek kıvama geldiğim an çaycılık işimde terfi ettiğim andır. Ağır demlikle her gün yüzlerce çay doldurmaktan elimde de hatırası kaldı çay dostumun. Elimin bir parmağı hafif yamuktur. O günlerden hatıra. Ağır demlikten, çay sultandan…

Çayı her elime aldığımda artık ayrı ayrı hatıralar canlanıyor beynimde. Ankara Demetevler’de oturduğumuz zamanlar mesela. Kutu gibi bir evimiz küçücük bir de balkonumuz vardı. Ah o balkonun bir dili olsa da konuşsa. Yazları her akşam rahmetli annemle mutlaka demli çay içmek için çıkardık balkona. Ama ne çıkma… Saatlerce sürerdi sohbetimiz. Çayın yanında en güzel lezzet “sohbetimizdi”…
Bazı akşamlar aynı binada 9 numarada oturan Kasım dayımlar gelirdi, anneannem, Zehra teyzem gelirdi. Çoluk çocuk on beş yirmi kişi o küçücük balkona nasıl sığardık hala çözemiyorum. Öyle poğaça, çörek, kek, börek falan yoktu. Olsa olsa kete yapardı bizimkiler. Bol bol da çekirdek çitlerdik. Ne kıymetli anlarmış. Sevdiklerini kaybedince insan o küçücük balkonu bile özlüyor.

Kim çayı nasıl içer, nasıl sever hala dün gibi aklımda. Ben çocukken de demli severdim çayı, üç şekerle içerdim. Hala demli seviyorum ama şekeri kullanmıyorum artık. Annemle babam de demli çay severdi. Annemin en büyük zevklerinden biri de çayı Mevlana şekeri ile içmekti. Ha bir de kıtlama içerlerdi. Şirin dayım da demli çay severlerdendi. Kasım dayım, anneannem, dedem açık çay içerlerdi. Kasım dayım genelde limon koyardı çayına. Kent’in misbonbonlarını hatırlayanınız var mı? Çayın yanında o da vazgeçilmezdi. Her evde bulunurdu.

Bizim ailede hangi gelin güzel çay yapar onu bile biliyorduk. Annemle Zeynep yenge güzel çay yaparlardı. Ama Gülsen yenge ile Fahriye yenge açık yapardı çayı. Onun nedeni de aslında biraz sağlık sorunları ile alakalıydı. Kalp, tansiyon hastaları vardı o yüzden açık yapmayı tercih ederlerdi. Eşim Hülya hanım da güzel çay demler mesela. Annem öğretmişti. Aslında sadece çayı değil mutfakla ilgili pek çok şey öğretti ona. O da Allah razı olsun o gün bugündür hiç aratmadı annemin mutfağını. Aynı güzellikte çay hala demleniyor evimizde yani.
“Çay benden manzara senden olsun” diyor ya Orhan Kemal. Durusu’daki yazlıkta rahmetli annem manzaraya karşı çay içmeyi çok severdi. Akşam ben eve gelince yemekten hemen sonra,” Hadi gel oğlum çıkalım, çay içelim” derdi. Saatlerce devam ederdi sohbet. Bazen mangalda yapardık çayı onun da lezzeti apayrı. Kız kardeşim geldikçe mangalda çay geleneğini devam ettiriyor. Oturuyoruz geçmişi yad ediyoruz hep beraber. Bazen de eşimle, zaman zaman çocuklarla oturuyoruz ama tabi hep bir boşluk oluyor. Yeri doldurulmayan bir boşluk. Çayın tadının bir yanı eksik. Sonra da efkarlanıyorum böyle. Yaş aldıkça daha da özlem duyuyorum. Manzara duruyor, bahçe duruyor, çay duruyor… Çayın lezzeti de annemkini aratmıyor ama her yudum biraz buruk, biraz hasret dolu.

Ey çay seni içmek ne güzel bir şey. İyiki vardın. Canlarımla sayende bol bol sohbet ettim, bol bol kah güldüm, kah ağladım, kah düşündüm. Ne günlerdi o günler. Anneannem dedemi uyutur, Fahriye yengem dayımı uyutur. Cemile sultan Resul babacığımı uyuturdu. Balkonda geç saatte Cemile sultanın çay keyfi başlıyordu. Hele bir de can Zehra teyzem de varsa aman Allah'ım o çay zannedersin ki Zemzem suyu. İç iç doymazsın, sohbet sohbeti açar da açar. İlk anneannem terkederdi sohbeti. Dedemin sesi gelirdi yukardan "Rukiyeeeee". Fahriye yengemin ilk uykusu gelirdi. Annem ve Zehra teyzem geç saate kadar çaya devam ederdi. Ey çay iyi ki varsın Duruşumla, Delfinimle, Sanberkimle ve tüm sevenlerimle hala içip sohbete devam ediyoruz. Büyüklerim gibi sohbet edip onlar gibi küçüklerime anlatıyorum, anlatıyorum. Hoş bir seda bırakabiliyorsam onlar gibi. Ne mutlu bana. Kalın sağlıcakla...

Posted 7 months ago in OTHER